Make your own free website on Tripod.com

BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI GAZETESİ      Sayı 132 (Aralık 1999)

2000' E GİRERKEN

SENDİKAL EĞİTİM

Sadece sendikal alanda değil, yaşamın tüm alanlarında eğitim; önemi ve gereği artık tartışılmayan bir konu haline gelmiştir. Bunun nedeni, içinde bulunduğumuz çağda akılalmaz teknik ve bilimsel gelişmelerin kaynağında "BİLGİNİN" bulunmasıdır.
Bilgiye ulaşmanın yolu ise, eğitimdir.
2000'li yıllar, eğitim çalışmalarını çağın gerçeği ve bilimin gösterdiği yolun ışığında kurumlaştırmayı başarabilenlerin yükseldiği yıllar olacaktır.

Peki, her bilgi doğru mudur ?
Kuşkusuz HAYIR !
Çünkü, "DOĞRU", subjektif bir kavramdır.
Farklı ekonomik kesimlerin, farklı toplumsal kesimlerin ve farklı SINIFLARIN "DOĞRULARININ" farklı olacağı şüphesizdir.

Bir örnek vermek gerekirse; Enflasyonun artacağına ilişkin bir BİLGİ, emekçiler açısından "yıkım, yoksullaşma" anlamına gelirken, aynı bilgi sermaye kesimi, mülk ve döviz zenginleri için aynı anlama gelmemektedir.
Öyleyse, okullarda öğretimle, okul dışında deneyimlerle, geleneklerle, araştırmalar ve gözlemlerle edinilen bilginin yorumlanması ve amaca uygun kullanılması TEMEL SORUNUMUZDUR.
Kısaca; ELDE ETTİĞİMİZ BİLGİYİ NEYE GÖRE YORUMLAYACAK VE NASIL KULLANACAĞIZ?
DOĞRU (!) YANIT NE DEMEKTİR ?

Bizim doğrumuz; "biz kimiz?" sorusunun DOĞRU yanıtlanmasına bağlıdır.
"Biz kimiz?" sorusunun yanıtı, BİZ İŞÇİYİZ, BİZ İŞÇİ SINIFININ MENSUPLARIYIZ !.. biçiminde yanıtlanıncaya kadar da, eksiklerimiz sürecektir.
Kitaplarımızda işçi sınıfı, sendika, toplu iş sözleşmesi, grev, hak aramak, mücadele vermek, dayanışma gibi kavramlar da yer almadığına göre, kimi bilgileri okulda öğrenmek olanağımız -maalesef-bulunmuyor.
Ders kitapları bizim kavramlarımıza yer vermiyor, yok sayıyor. Bu siyasal bir sorundur. Sorun ancak işçileri
YOK SAYMAYAN anlayışların gelişmesi ile çözüme kavuşabilir.
İşte bu gerçeklik, biz emekçilerin kendi kavramlarımızı öğrenme, kendi haklarımızı bilince çıkarma ve insan gibi yaşama hedefimiz için gerekli bilgiye ulaşma kanallarımızı oluşturmak zorundayız. Bu kanallardan BİRİ, SENDİKAL EĞİTİMDİR
.

Bu öneme sahip bulunan Sendikal eğitimin FONKSİYONLARI şöyle sıralanabilir:

  • Sendikal eğitim; üye kitlesi olan işçi sınıfının çıkarlarını korumak ve geliştirmeyi amaçlar.

  • Sendikal eğitim, bilimsel gerçeklerden yola çıkar.

  • Sendikal eğitim, yalan söylemez, işçi sınıfının tarafı olduğunu açıkça belirler.

  • Sendikal eğitim, üyelerin kendilerini geliştirmeleri için olanaklar yaratır.

  • Sendikal eğitim, sadece üyeyi değil, ailesini de hedef kitle içinde görür, onlara da hizmetler taşıma çabası içine girer.

  • Sendikal eğitim, rıza gösteren, sesini çıkarmayan DEĞİL, düşünen, araştıran, eleştiren fakat öneri üreten, duyarlı, dayanışma gösteren, sorgulayan ve katılımcı-çoğulcu bir demokrasi için mücadele veren insanı hedefler.

Sendikal eğitimin ÖZELLİKLERİ ise şöyle sıralanmaktadır:

2000'li yıllar teknolojik gelişmenin yükseldiği yıllar olacağı göz önüne alınarak eğitim çalışmalarında kullanılan tekniklerin ve teknolojinin de kullanılabilir hale getirilmesi ile elde edilen yararın büyütülmesi, daha çok üyenin, daha uzun süreli eğitim olanaklarından yararlanması temel hedeflerden biri olacaktır.

ÜYELERE DÜŞEN SORUMLULUK

Sendikal eğitim kollektif bir çalışma ve kollektif bir sorumluluk olduğuna göre, faaliyetin daha da başarılı ve yararlı olması faaliyetten yararlanacak kitlenin tutumuna da bağlıdır.
Bu durumda eğitim çalışmalarının başarılı olması üyelerimizin tutumuna da bağlı bulunmaktadır. Üye kitlesinin eğitim çalışmasına GÖNÜLLÜ katılması, İSTEKLİ olması, faaliyetin kendisi ve örgütü için yararlı olacağına İNANMASI gerekir.
Ayrıca, eğitim çalışması sırasında çekinmeden SORU SORMASI, görüşülen konu üzerine KATKI YAPMASI, GÖRÜŞ BİLDİRMESİ, çalışma sonunda gördüğü EKSİKLERİ ORTAYA KOYMASI, ÖNERİ ÜRETMESİ halinde EĞİTİM ÇALIŞMASINDA TOPLAM OLARAK ELDE EDİLEN FAYDANIN BÜYÜYECEĞİNDEN KUŞKU YOKTUR.

SONUÇ.

Üyelerimizin ülkeyi ve, dünyayı işçi sınıfının bakış açısı ile doğru kavrayıp, doğru yorumlaması halinde gelecek yıllar İŞÇİ SINIFININ yaşamın her alanında DİKKATE ALINDIĞI, daha çok SAYGI GÖSTERİLEN, HAK VE ÖZGÜKLERİ BÜYÜYEN, YARINLARA DAHA BÜYÜK BİR UMUTLA BAKABİLEN olması mümkün olacaktır.