Make your own free website on Tripod.com

TARİŞTE ÖZERKLEŞME HAMLESİ

Tarımın ülkemiz GSYİH’daki payı 1980 yılında %26 seviyesindeyken, 1997 yılında %12.7’e düşmüştür. Aynı zamanda 1980-1997 yılları arasında tarım sektöründe istihdam edilenlerin toplam istihdama oranı %62.5’den %42’ye düşmüştür.

 400 birim kooperatifin oluşturduğu 16 tarım satış kooperatifi birliğinin özerkleşmesi bahanesi ile hazırlanan, gerçekte bu kooperatiflerin işletme ve tesislerinin özelleştirilmesini amaçlayan yasa tasarısı, IMF dayatması ile TBMM’nin gündemine girmiş bulunuyor. Yönetim yapısı devlet güdümündeki tarım satış kooperatifleri ve birliklerini özerkleştiriyoruz diyerek bu kuruluşların depolama, işleme, atölye, fabrika vb. tesislerinin özelleştirilmesi, çiftçilerin öz malvarlığına devletin bir tür el atmasından başka bir şey değildir.

Yaklaşık olarak 4000 çalışanını bulunduğu Tariş bunlardan biridir. İncir, Üzüm, Pamuk, Zeytin ve Zeytinyağı Satış Kooperatifleri Birliklerinin bütününden oluşuyor. Sendikamız, Tariş Bakım ve Yenileme Fabrikası’nda örgütlüdür. Tariş’de çalışanların tümü ve üyelerimiz 1475 sayılı Kanuna bağlı olarak çalışmaktadır. İdari olarak da yeniden yapılandırılacak tüm birimlerde çalışanların geleceği açısından endişeli bir durum söz konusudur.

Merkezi planlamaya göre yapılandırılmış bulunan Tariş, Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası oluşturulması gündemine bağlı olarak ülkemizdeki diğer tarım birlikleri ve kooperatifleri gibi yapısal bir değişim içerisine girecek. Bu yapısal değişim, kooperatiflerin önce şirketleştirilmesini sonra da özelleştirilmesi programını uygulamanın aracı olacak. TBMM’nin gündemine giren yasa uyarınca, “Yeniden Yapılandırma Kurulu” oluşturulmaktadır. Bu kurulun üyeleri, üst düzey bürokratlar olacaktır. Özerkleşme adı altında devlet, tüm kurumları ile siyasi iktidarlar aracılığı ile birlik ve kooperatiflerin yönetimlerini yönlendirecektir. Tasarı bu haliyle de hükümetin kooperatifler üzerinden elini çekmesi yerine daha fazla siyasi iktidarların güdümüne sokacaktır. Bu tip durumlarda ülkemizde en sık yaşanan sonuçlardan biri, siyasi iktidarların o işletmelerde kadrolaşmasının önünü açmaktadır.

Nüfusunun %45’inin geçimini tarımla sağladığı ülkemizde, kooperatiflerin özerkleşmesi ve sonra da özelleştirilmesi, tarım sektöründe ciddi bir yoksullaşmayı beraberinde getireceği gibi, çiftçilerin kendi öz varlıkları olan kooperatifler ve onlara ait işletmelerde çalışanlar da yarın işsiz kalma ve mevcut haklarının kaybıyla karşılaşmamak için örgütlenmeli ve doğrudan IMF ve Dünya Bankası politikaları eksenindeki bu uygulamalara karşı çıkmalıdır.