Make your own free website on Tripod.com

GENÇ İŞÇİLERİN EĞİTİM KÖŞESİ

Merhaba GENÇLİK!..
Bugünkü konumuz; TRAFİKTE DEMOKRASİ...

Yıllar önce Mısır’a gidip dönen bir arkadaşımız başkent Kahire’de hemen tüm arabaların çarpık, hasarlı olduğunu, trafik kilitlendiğinde herkesin birbirine küfrettiğini, hatta birbirinin geçiş üstünlüğüne saygı göstermeyenlerin bunu araçtan inip, trafiği kilitleyerek kavga ettiklerini anlattığında, "bizden de kötüleri var" diye düşünmüştüm.

Avrupaya giden arkadaşlarımızda, yollarda korna çalınmadığını, yollarda teyp sesi duymadıklarını, araçların birbirinin haklarına saygılı olduğunu, yaya geçitlerine 10 metre kala durulduğunu, hiç çarpık araca rastlanmadığını vb. anlatıyorlardı.

Peki iki ayrı kıta arasındaki bu farkı nasıl açıklayabiliriz?
Elbette, demokrasi kültürü, demokrasi geleneği ve inancı ile...

TRAFİK DEMOKRASİNİN AYNASIDIR

Bir ülkedeki demokrasisi ile trafiği arasında ciddi bir ilişki vardır. Çünkü, her ikisi de kurallar düzenidir. Her ikisinde de diğerinin hakkına saygı, tahammül ve hoşgörü göstermek esastır. Her ikisinde de kaza olabilir ama bunlardan ders çıkartmak fırsatı vardır. Her ikisi de insana, insan yaşamının kolaylaştırılmasına hizmet eder. Her ikisinde de son tedbir olarak cezai yaptırımlar sözkonusudur. Dolaysıyla bir ülkenin trafiğine bakarak o ülke demokrasisinin gelişmişlik düzeyi hakkında söz söyleyebilmek mümkündür.

TRAFİKTE DEMOKRASİ DÜŞMANI TUTUMLAR

Trafikte demokrasiye düşman tavır ve davranışlar sıralarken, birer yaya veya sürücü olarak kendimizi ve demokramizi bir gözden geçirelim...

1- direksiyona geçtiğimizde "-bütün yollar benim" diye mi düşünüyoruz, yoksa bu yollardan evine, hastaneye veya işine gidenler olduğunu hatırlıyor muyuz?

2- Önümüzdeki aracın önü tıkalı olduğu halde ısrarla sellektör yapıyormuyuz?

3- Soldan geçmek yerine emniyet şeridi gibi ambulans, itfaiye veya polis gibi acil araçlara ayrılmış yolu ihlal ediyor muyuz?

4- Trafiğe çıktığımızı cümle alem duysun diye havalı kornalar takıp, olur olmaz kullanıyor muyuz?

5- Bayan sürücülere hava atmak için taciz ediyor muyuz?

6- Uzun bir süre ambulansa yol vermeyip, yol verdiğimizde de ambulansın arkasına takılıp trafiği alt üst ediyor muyuz?

7- Eski araçlara, küçük araçlara ve bayanların kullandığı araçlara ikinci sınıf araç muamelesi yapıyor muyuz?

8- Dileriz ki olmasın ama bir kaza olduğunda uygar bir tutum mu izliyoruz yoksa arabası parçalanın kişinin bir de burnunu mu parçalıyoruz?

9- Araçlara konulan küllükleri mi kullanıyoruz, yoksa tüm yollara, bahçelere ve çevremize küllük muamelesi mi yapıyoruz.

10- Trafik kurallarının ihlal ettikten sonra polis çevirdiğinde, rüşvet mi teklif ediyoruz, doğduğu köyü mü soruyoruz, yoksa ısrarla radarda hata bulunduğunu mu iddia ediyoruz?

Gençlik!.. Yukarıda sayılan ve benzeri davranış tarzlarında, kurallara /yasalara dolayısıyla demokrasinin hukukun üstünlüğü ilkesi, başkalarının haklarına saygı göstermeme, kendini ayrıcalıklı görmek, eleştiriye açık olmamak, sorunları şiddetle çözme eğilimi, başkalarını taciz etmek, özgürlüklerini sınırlamak, hoşgörüsüzlük, başkalarına tahammül edememek vb. demokrasiyi demokrasi yapan temel değerler adeta araçlarımızın altına alınıp çiğnenmektedir. Bu da bir kültürdür. Ama böyle bir kültür tarlasında demokrasi çiçeğinin yeşermesi beklenemez. Unutmayalım ki, direksiyona oturduğumuzda gördümüz çelik veya teneke örtülerin altında insanlar var, çocuklar veya yaşlılarımız var. Demokrasiye giden yol tam da bu duyarlılık noktasında başlamaz mı?

Gençlik haydi ilk somut adım olarak araçlarımızdaki “tek rakibim THY” veya benzeri yazıları silelim.