Make your own free website on Tripod.com
Ana Sayfaya Dönüş

GENEL TEMSİLCİLER KURULU

buay1.gif (4855 bytes)

 

GENEL TEMSİLCİLER KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

10 Nisan 1999 günü İstanbul'da toplanan Birleşik Metal İşçileri Genel Temsilciler Kurulu, Sendikanın genel sorunlarının yanı sıra ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasal durumu değerlendirerek, son günlerde artan ve masum insanlara yönelen saldırılarla birlikte 1999 yılı 1 Mayıs birlik ve mücadele gününe yönelik değerlendirmeler yapmış ve aşağıdaki sonuç bildirisinin örgüte ve kamuoyuna açıklanmasına karar vermiştir.

Genel Temsilciler Kurulumuz, ekonomik krizin etkilerinin emek kesimi açısından büyük tahribat yarattığı ve seçimlerin hemen arifesinde siyasal belirsizliğin had safhada olduğu koşullarda toplanmış bulunuyor.

Temsilciler Kurulumuz, 1997'de ortaya çıkan, 1998'de bütün dünyaya yayılan ekonomik krizin etkilerinin 1999 yılında da devam edeceği yönündeki açıklamalardan hareketle emek kesiminin sorunlarının daha da ağırlaştırılmasına karşı çıkmaktadır. Kurulumuz, ekonomik bunalımın tüm faturasının emeğe çıkartılması halinde sadece ekonomik sonuçlarla karşı karşıya kalınmayacağı, ciddi toplumsal bunalımlara neden olunacağı görüşünü paylaşmaktadır.

Varolan dönemin özelliklerini dikkate almadan geliştirilecek politikaların sorunların derinleşmesinden öte hiçbir yarar sağlamayacağı açıkça ortadadır.

Genel ve yerel seçimler sürecini de görüşen Kurulumuz; seçimler sonrası oluşabilecek siyasi otorite boşluğunun; ülke insanlarının gereksinimi olan demokratikleşme talebini dikkate almayan ve ekonomide kalıcı istikrar yaratacak uygulamaları erteleyen hükümet anlayışlarının krizin etkilerini daha da derinleştirebileceği tespitini yapmıştır.

Genel Temsilciler Kurulumuz;

Halkın oylarıyla işbaşına gelecek hükümeti bu sorumluluk ve anlayışla görevini yürütmesi konusunda peşinen uyarmayı toplumsal bir sorumluluk olarak kabul etmektedir.

Kurulumuz; Sendikamızın üyeleri ile tartışarak, yetkili kurullarında olgunlaştırdığı görüşlerin BİRLEŞİK METAL İŞ SEÇİM ŞARTNAMESİNDE biçiminde ortaya konulması yöntemini doğru bir çalışma tarzı olarak değerlendirmiştir. Sendikamızın Şartnamesinde ortaya koyduğu taleplerin takipçisi olmayı da bir örgütsel ve toplumsal görev olarak kabul etmektedir. Bu görevi seçimler sonrasında da devam ettirmeyi ve siyasi iktidarın uygulamalarının takipçisi olmayı karar altına almıştır.

1999 yılı, ülkemizin ve işkolumuzun içinde bulunduğu durumla birlikte örgütsel hedeflerimiz açısından önemli ve kaybedilmemesi gereken bir yıldır. 3. bin yıla kısa bir süre kala, örgütümüzün ihtiyaçları doğrultusunda oluşturduğumuz yeni çalışma biçimlerinin; örgütsel katılımı ve örgüt kardeşliğini esas alan bir anlayışla geliştirilmesi kaçınılmaz bir sorumluluktur..

Değişim ve yeniden yapılanma olarak adlandırdığımız süreç Sendikamız açısından devam etmektedir. Attığımız adımların tamamlanması halinde Sendikamız; mevcut örgütlülüğü pekiştiren, güçlü örgüt yapısı ve teknik ekibiyle bu yapının gereklerine yanıt verebilen, işkolunda ilkeli ve planlı biçimde büyümeyi hedefleyen bir yapılanmaya da ulaşmış olacaktır.

İç örgütlenme konusunda, tüm kadro, yönetici, uzman ve üyelerimizin kollektif çalışmasını esas aldığına dikkat çeken Kurulumuz, bu çalışma tarzının, örgütümüzün niteliksel gelişimini sağlayacağı, kamuoyundaki etkisini güçlendireceği, örgüt arkadaşlığının pekiştirilmesine de katkıda bulunacağı görüşünden hareketle, bu çalışmanın başarılı olabilmesi için tüm örgütsel olanakların seferber edilmesi gerektiğinin altını çizmektedir.

Kollektif çalışmanın ve kollektif düşünmenin örgütsel bütünlüğün temeli olduğuna inanan Genel Temsilciler Kurulumuz, sendika hakkının temel haklardan birisi olduğuna dikkat çekerek, 1 aydır işten atılmalara karşı mücadele veren Ersa-Çelik işçisi sınıf kardeşleriyle tam bir dayanışma içinde bulunduğunu duyurmayı görev kabul etmektedir.

Genel Temsilciler Kurulumuz, insanlığın vazgeçilmez ve ertelenemez talebi olan evrensel barış düşüncesini dünya üzerinde yaşanan çatışma ve saldırılar karşısında daha gür sesle dile getirmektedir. Bizlere sınıfsal, ulusal ve etnik çatışmaları sona erdiren bir düzen olarak sunulan Yeni Dünya Düzeni tanımlamalarının insanlık için etnik temizliğe, kitlesel kıyımlara ve yoksulluğun yaygınlaşmasına dönüştüğü apaçık ortadadır. Uzun yıllar boyunca çok kimlikli ve çok kültürlü yapıyla biçimlenmiş Balkanlarda emperyalist ülkelerin egemenlik alanlarını yeniden tanımlamak istemeleri amacıyla girişilen çatışmalar ve katliamlar insanlık için utanç vericidir.

Kurulumuz, Kosovalı Arnavutların, çağdışı ırkçılık anlayışıyla katledilmelerini ve topraklarından sürülmelerini, Balkanların kan gölüne dönüşmesini şiddetle protesto etmektedir. Bir an önce, bölgedeki halkların kendi topraklarında kardeşçe yan yana yaşamalarını sağlayacak çözümlerin üretilerek, topraklarından uzaklaştırılan Kosovalıların derhal geri dönüşünün sağlanmalıdır.

Uluslararası katliam ve kıyımların yanı sıra ülkemizde son günlerde masum insanların katledilmesine dönüşen terör olayları da emekçileri son derece olumsuz etkileyen, kardeşlik ve barış özlemini zedeleyen, demokrasi ve özgürlük mücadelesini engelleyen girişimlerdir.Kaynağı ne olursa olsun, hangi amaca yönelik yapılırsa yapılsın insan yaşamına kasteden eylem ve davranışları karanlık güçlerin ve görevi kıyım ve kaos yaratmak olan çetelerin işine yarayacağı düşünüyor ve şiddetle kınıyoruz.

Kurulumuz, barış mücadelesinin önemine bir kez daha vurgu yaparak tüm insanlığı barış için mücadeleye çağırmaktadır.

Genel Temsilciler kurulumuz sendikacılara ve sendikal faaliyetlerde bulunanlara yönelik her türlü saldırıyı ve şiddet eylemini kınamaktadır. DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası eğitim uzmanı Süleyman Yeter'in işkenceyle ölümüne neden olanlar bir an önce yargı önüne çıkarılmalı, Swisscard işyerinde örgütlenme çalışması yapan DİSK'e bağlı Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Derviş Boyoğlu'nu kaçırarak tehdit edenlerin bulunarak cezalandırılmalı, sendikal örgütlenme karşısında tehdit ve zorbalığı kullanılmasına engel olunmalıdır.

Kurulumuz; 1999 yılı 1 Mayıs'ının da barış ve demokrasi özlemimizi haykıracağımız bir gündemle alanlarda, 4 konfederasyona üye işçilerin katılımıyla kitlesel biçimde toplanmasını kararlaştırmıştır.

1 Mayıs günü işçi sınıfına yakışır bir görkemlilikle alanlara çıkılırken, öncesindeki günlerin de 1 Mayıs'ın anlamının ve öneminin üyelerimizle tartışıldığı günlere dönüştürülmeli, 30 Nisan günü bütün iş yerlerimizde sendikamızın kokartları takılmalıdır. Kurulumuz; bu öneri ve kararların başta DİSK olmak üzere üyesi bulunduğumuz üst kuruluşlarımıza da iletilerek 1999 yılı 1 Mayıs'ının dünyanın tüm alanlarında "barışın haykırıldığı " bir gün olması için çaba harcanması gerektiğini belirlemiştir.

Yaşasın barış !

Yaşasın birlik, mücadele ve dayanışma günümüz !

Yaşasın 1 MAYIS !

Yaşasın Birleşik Metal İşçileri Sendikamız !.

Yaşasın DİSK!


birmet@ibm.net