Make your own free website on Tripod.com
Ana Sayfaya Dönüş

BASIN AÇIKLAMALARI

buay1.gif (4855 bytes)

 

30.6.1999              

 

29 Haziran 1999 tarihinde İstanbul'da toplanan Birleşik Metal İşçileri Sendikası Başkanlar Kurulu, ülke ve çalışma hayatı ile ilgili sorunları görüşerek aşağıdaki bildiriyi açıkladı.

 

"YAŞAMA HAKKI "mızı sürdürmek adına,
tepkimizi çeşitli biçimlerde ortaya koymaktan çekinmeyeceğiz!

 

Ülkemiz ekonomik ve siyasal krizi giderek derinleşiyor.

Siyasi iktidarların yönetme becerilerinden yoksun yaklaşımları nedeniyle yaratılan sorunların faturaları bir kez daha emekçilere yüklenmek isteniyor.

Görülüyor ki, yine emekçilerden ALMAYA, sermaye kesimlerine VERMEYE yönelik bir ekonomi-politik tutum daha da yükseltilmek isteniyor. Ne yazık ki siyasal iktidar, son günlerde toplumu etkisi altına alan sosyal, siyasal ve hukuksal gelişmeleri, emekçilerin haklarının geriletilmesine tahvil etmek istiyor.

Bu süreci ve siyasi iktidarın adil olmayan tutumunu tedirgin edici bulduğumuzdan aşağıdaki yrıları yapmayı demokratik bir sivil toplum örgütü olmanın gereği sayıyoruz.

1- Sosyal güvenlik sisteminin sorunları sadece emeklilik yaşının yükseltilmesi ile çözümlenemez. Ülkemiz emekçilerinin hiçbir koşulda razı olmayacağı IMF dayatması mezarda emeklilik formüllerinden vazgeçilerek, Türkiye gerçeğine uygun bir yeniden yapılanma için demokratik esaslar temelinde çözümler bulunması zorunludur.

Sosyal devlet işlevlerinin ortadan kaldırılmasını, sosyal güvenliğin içeriğinin boşaltılmasını ve kurumlarının karşılıksız para toplama işlevine çekilmesine emekçiler asla kabul etmeyecektir.

2- Sosyal güvenlik reformu, İşsizlik Sigortası ve İş Güvencesi Yasalarından bağımsız ele alınamaz.

3- Sosyal güvenlik reformu, prim kaçaklarının önlenmesi, caydırıcı önlemler alınması ve yaklaşık 5 milyon kayıt dışı çalışan kayda alınmadan çözüme kavuşturulamaz.

4- Tüm özelleştirme uygulamalarından olduğu gibi şimdi de, sosyal güvenlik alanında önce kurumu hizmet üretemeyecek hale getirmek ve sonra da özelleştirmek yönteminden artık vazgeçilerek insan yaşamı üzerinde spekülasyona son verilmelidir.

5- SSK özerkleştirilerek sahiplerinin ellerine teslim edilmelidir. Tümüyle popülist yaklaşımlarla SSK alacaklarının tahsiline ilişkin prim aflarına mutlak surette son verilerek SSK alacaklarının tahsili sağlanmalıdır.

6- Siyasi İktidar emekçileri istismar eden tutumunu memur maaş zamlarında da göstermektedir. İşveren olarak Devlet ile çalışanlarının arasındaki temel ayrılığın maaş oranlarından öte, maaş zamlarına esas teşkil eden DİE-TÜFE'dir. Çünkü DİE kalıpları ile emekçinin temel gereksinimlerini ifade eden tüketim kalıplar uyumlu bulunmamaktadır. Görevi çalışanlar enflasyon endeksi oluşturmak olan ve DİE, Konfederasyonlar ve sağlık kuruluşları temsilcilerinden oluşan yeni bir özerk kurumun oluşturulması ihtiyacı kaçınılmaz olmuştur.

7- Yapılan açıklamalarda uluslararası tekellerin bir dayatması olan MAI ve Uluslararası Tahkimin kabul edilmesinin "zorunlu, gerekli ve kaçınılmaz" bulan siyasi iktidar yetkililerine en çarpıcı yanıt, Yeni dünya düzeninin ve serbest piyasa ekonomisinin dünya sözcüsü ABD'nin demir çelik için koyduğu KOTA uygulaması ile verilmiştir. ABD'nin ve IMF'nin gerçek yüzünü gösteren bu uygulamalar ışığında MAİ ve uluslararası tahkim kurumlarına ilişkin süregelen ulusal onurumuzu zedeleyici tutumun gözden geçirmesi ve ulusal çıkarlarımızı başa alan bir tutum takınılması kaçınılmaz olmuştur. Sermayenin evrensel planda yasal diktatörlüğüne yol açacak uluslararası tahkim ve MAİ'yi şirin gösterme çabalarına son verilmelidir.

8- Özelleştirme uygulamalarına karşı seçimler ve koalisyon kurulması sürecinde temkinli açıklamalar yapan iktidar partileri, güven oyu ile birlikte "hızlı özelleştirmeci" olmuştur. Bu husus biz emekçileri şaşırtmamakla birlikte, ulusal kaynaklarımızın "sat kurtul" mantığına feda edilmesini ve ulusal çıkarlarımızın gözden kaçırılma tehlikesini kabul edilemez buluyoruz. Kamu işletmelerinin verimli ve yararlı hale getirilmesi mümkün iken uluslar arası sermaye odaklarının baskı ve telkinleriyle bütünüyle tasfiyesinin hedeflenmesini kabul edilemez buluyoruz. Koalisyon mensuplarını seçim bildirgelerine ve özellikle ulusal çıkarlara sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Birleşik Metal İşçileri Sendikası Başkanlar Kurulu, çalışanların çıkarlarının gözetilmemesi, ekonomik kriz faturalarının tümüyle çalışanlara yüklenmesi adaletsizliğine karşı Anayasa'nın 17. Maddesinde belirtilmiş bulunulan "...YAŞAMA HAKKI .."mızı sürdürmek adına tepkimizi çeşitli biçimlerde ortaya koymaktan çekinmeyeceğimizi üyelerimizin yüksek örgütlülük ve büyük kararlılıklarının açık bir ifadesi olarak kamuoyuna duyururuz.


birmet@ibm.net