Make your own free website on Tripod.com

MAI KARŞITI ÇALIŞMA GRUBU  -     BÜLTENLER

 

BÜLTEN -12

Çalışma Grubumuzun 43. toplantısında değerlendirdiği
küreselleşmedeki son gelişmelere ait toplantı notları.

· FİDEL CASTRO Seattle’dan döner dönmez kabul ettiği Küba Delegasyonuna yaptığı konuşmada: “Zırhlı araçlarla, WTO delegelerinin kaldığı oteller önünde bile göz yaşartıcı bomba ve biber gazı kullanarak, sokaktaki insanlara şiddet uygulayarak, altı yüzü aşkın insanı hem de hunharca yakalayarak terör estirdiler Seattle’da. Böylesine bir vahşet Küba’da yaşansaydı, Küba sokaklarında silahlı ordu mensuplarının şehri işgal ettiğini görselerdi , atlı ve zırlarla kuşanmış binlerce polis, asker ve polis köpeklerinin Küba halkını sindirmek, susturmak için kullanıldığını görselerdi ne diyeceklerdi biliyormusunuz? Bu durumun insan haklarının şiddetle ihlali anlamına geldiğini ve bu nedenle -Ve İnsani gerekçelerle- Küba’da NATO formülasyonu uygulayacaklarını.”

· ÇİN’in WTO’ya üyeliği konusunda devam eden ikili görüşmeler 17-24 Ocak tarihlerinde Brüksel’de devam ettirilecek. Bir milyarı aşkın nüfusu ile bütün Batı sermayesinin iştahını kabartan Çin, Örgüt üyeliği konusunda ne kadar nazlanırsa o kadar kazançlı çıkacak gibi görünüyor. ABD’nin Kasım ayında sunduğu bir dizi ayrıcalık, Kanada’nın sunmayı vaad ettiği kolaylıklardan sonra şimdi de Avrupa Birliği Çin ile yapacağı ikili anlaşma üzerinden hem ülkenin WTO üyeliğinin AB açısından ön koşullarını belirliyor ve hem de özellikle Avrupalı Özel Sigorta Şirketleri, turizm ve perakende satışlar ile Mobil-Telekomünikasyon(Cep telefonu) Şirketleri için Çin’deki Şirketlerden %50 daha fazla çıkar elde etmeyi hesaplıyor. Karşılık olarak ta AB ,Sanayi sektörleri açısından, Çin’de üretilen otomobil, konyak, kozmetik, seramik ve cam sektörlerinde önemli bir gümrük vergisi indirimine gitme taahhüdünde bulunuyor. (Kısaca, önümüzdeki dönemde AB düzeyindeki işsizliğin özellikle bu sektörlerde daha da artacağını, ücretlerin ve örgütlülük düzeylerinin ise gerileyeceğini söylemek bir kehanet sayılmayacaktır.) (Agence Europe 11.Ocak.2000)

· AB ile Japonya arasında yapılan ikili görüşmelerin sonucunda taraflar ortak bir açıklama yaparak, çok taraflı ticaret müzakerelerinin en kısa sürede kaldığı yerden yeniden başlatılması gerekliliği konusunda hemfikir olduklarını belirttiler. Taraflar, yeni ticaret müzakerelerinde ticaretin yanı sıra küreselleşme ve çalışma standartları alanında da belli düzeyde bir diyaloğun başlatılmasını öngörüyorlar. AB sözcüsü, Japonya’nın özellikle küreselleşme ve çalışma standartları konusunda bir diyaloğun tesisi açısından, Bölgede başta Malezya olmak üzere sosyal standartların ihlali üzerinden rant hesabı yapan ülkeleri etkileyeceğini umut ettiklerini belirtti. Taraflar ayrıca, en az gelişmiş ülkelerde üretilen ürünlere bundan sonra tercihli muamele uygulanması ve bu ülkelerin gelişmiş Pazarlara girme olanaklarının arttırılması ve tarım + hizmetler sektörlerinin daha fazla liberalize edilmesi yönünde Uruguay raundu sırasında atılmış adımların WTO’da sürdürülmesi konularında da anlaşmaya vardıklarını beyan ettiler. (Agence Europe 11.Ocak.2000)

· 11 Ocak günü Hindistan’a bir resmi ziyarette bulunan WTO Genel Başkanı Mike Moore tarafından yapılan basın açıklamasından notlar: “Yeni ticaret müzakereleri turu en kısa sürede başlayacaktır, netleşmeyen ise sadece ne zaman başlayacağıdır. Ticaret ve sosyal konular arasında bağlantı kurulması konusuna gelince; Biz Dünya Ticaret Örgütüyüz, Dünya Çevre veya işçi Örgütü değil. “Resmi görüşmeler sırasında bir konuşma yapan Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Murasoli Muran ise WTO’da bir Dünya Hükümeti kurulmasına asla izin verilemeyeceğini ve Hint sermayesinin rekabet gücünü kıran ambargo v.b. kararlarla tehdit edilmesini kabul etmeyeceklerini belirtti. Bu arada American Prospect (Merkez Sol’dan) isimli derginin yazarlarından Robert Borosage ise; İşçi hakları konusunun bir Kuzey-Güney savaşı ya da Güney emekçilerinin Kuzeydeki emekçilere düşmanlığı şeklinde gösterilmesinin tamamen kasıtlı olduğunu, asıl yapılmak istenenin ise kuzey ve güneyin elit-sermaye birliğinin gizlenmesi olduğunun altını çiziyor. (N.Y Times 11 Ocak.2000)

· WTO’nun gelecekteki Başkan adayı Tayland Başbakan Yardımcısı Suphacai , ticaret, emek ve çevre konularında meydana gelebilecek uyuşmazlıkların, WTO dışında oluşturulacak bir Forum tarafından çözüme kavuşturulması gerektiğini bildirdi. 2002 yılından itibaren WTO’ya başkanlık edecek olan Supachai, Seattle toplantılarının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardındaki en önemli nedenin zengin ve yoksul ülkelerin arasını açan çevre-emek ve ticaret arasındaki bağlantı konusunu olduğunu belirterek, WTO dışında kurulacak ayrı bir Forum için Birleşmiş Milletler’i adres olarak gösterdi. Suphacai ayrıca, ABD tarafından öne sürülen WTO’da daha fazla şeffaflık konusunun çok ileri gittiğini, ticaretin serbestleşmesi sürecine sivil toplumun da katılmasının çok önemli olduğunu kabul ettiğini, fakat bu düzeydeki tartışmaların ülkelerin kendi iç yapılarında kalması, yani ulusal ölçekte yapılması gerektiğini belirtti.

· Çin ve Hindistan Dünya Ticaret Örgütü Konusunda Savaş İlan Ettiler: Gelişmekte olan ülkeler arasında DTÖ konusundaki muhalefetleri ile öne çıkan ülkelerden Hindistan, DT֒nün bir Dünya Hükümeti olmasına izin verilemeyeceği uyarısında bulunurken; Çin de DT֒nün gelişmekte olan ülkelerin çıkar ve taleplerini yeterince yansıtamadığını, hatta tersine bu ülkeleri zarara uğrattığını açıkladı. Her iki ülke de gelişmekte olan ülkeleri DT֒de daha güçlü bir konuma gelme mücadelesinde ortak tavır almaya çağırdı. Gelişmekte olan ülkelerin en çaplı ekonomileri arasında yer alan Hindistan ve Çin bu alanda gelişmiş ülkelerle savaşa hazırlandıklarını ve DT֒nün kaderi ve etkinliğinin tehlikede olacağını duyurdular. 10 Ocak günü, Hindistan Sanayiciler Konfederasyonunun yıllık ortaklar zirvesinde konuşan Hindistan Sanayi ve Ticaret Bakanı Murasoli Maran, gelişmekte olan ülkeleri DTÖ politikalarını az gelişmişlerin yararına belirleme ve gelişmiş ekonomiler karşısında ortak hareket etme amacıyla birleşmeye çağırdı. Aynı tarihte Bejing’de yapılan bir basın toplantısında konuşan Çin’in Dış Ticaret ve ekonomik işbirliği Bakanı Zhang Xiang ise DTÖ politikalarının yetersizliğini eleştirerek, bu politikaların az gelişmiş ülkelerin çıkarlarını yansıtmadığını belirtti. Bu haberlerden de anlaşılacağı üzere Dünya Ticaret Örgütü gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler arasında bir bölünmeye yol açtı. Gelişmekte olan ekonomilerin halihazırdaki en büyüğü olan Hindistan, emek ve çevre standartlarının WTO kapsamına dahil edilmemesi için çağrıda bulunuyor. Yeni Delhi’de konuşma yapan Bakan Maran, gelişmekte olan ülkelerin küreselleşmeye adapte olabilmeleri için daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını, gelişmiş ülkelerin az gelişmişlerin rekabet gücünü kıracak ticari ambargo dayatmalarının kabul edilemeyeceğini belirtti. Kısa süre önce imzaladığı ikili anlaşma ile DT֒de aday üyeliği henüz yeni başlamış olan Çin bile gelişmekte olan ülkeleri gelişmişlerin dayatmalarına karşı direnmeye çağırdı. Kendisini gelişmekte olan ekonomilerin lideri olarak kabul eden Çin, DTÖ içersindeki ABD hegemonyasının aşılması gerektiğini anlamış durumda. Habere göre, Çin sosyalist sisteme endeksli Çin modeli serbest piyasa ekonomisini DT֒ de yaşama geçirmeyi ve batının iyi donanımlı serbest piyasa modelini bu yöntemle manipule etmeyi planladığı için DT֒ne girmeyi kabul ediyor. NOT: Haberin en sonunda yer alan yorumdan da anlaşılacağı gibi Çin’in üyeliğini “İşte DT֒ne sosyalizmi de getirdik” diyebilmek için kullanmayı planlayan ulus ötesi şirketler çevre ve emek standartları üzerinden az gelişmiş ve gelişmiş dünya ülkeleri halklarını birbirine düşman ederek, standartlar açısından dibe doğru bir yarışı başlatmayı da ihmal etmiyorlar. Batının bir tuzak olarak kullandığı “ticari ambargo” aldatmacası ile sözde az gelişmişlerin ekonomilerini korumak zorunda olduklarını söyleyerek, Batıdaki yüksek standartları düşürmeye çalıştıkları ise tüm girişimlerle apaçık ortada. (AB ve ABD arasında imzalanmaya çalışılan TEP (Atlantik ötesi ekonomik ortaklık), TAFTA (Atlantik ötesi Serbest Ticaret Alanı), Kuzey ve Güney Amerika kıtalarında 30’un üzerinde ülkeyi kapsayacak olan FTAA (Amerikalar arası Serbest Ticaret Alanı) ise bu girişimlerden sadece bir kaç tanesi.

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

 

İLETİŞİM:

Birleşik Metal-İş Sendikası

Tel: (216) 380 85 90
Fax: (216) 373 65 02
e-mail: birmet@ibm.net

Enerji Yapı Yol Sen. İst. Şubesi

Tel: (212) 212 04 25
Fax: (212)213 64 83

e-mail: eyysen@hitit.ato.org.tr

maigrup.cjb.net

e-mail: sykimdaksi@superonline.com
e-mail: turkiye-antimai@egroups.com

Ana Sayfaya Dönüş


Bu sayfalar Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından hazırlanmıştır.