Make your own free website on Tripod.com

MAI KARŞITI ÇALIŞMA GRUBU  -     BÜLTENLER

 

27 Ocak 2000

DÜNYA HALKLARININ GÖZÜ, KULAĞI DAVOS’TA OLACAK

Davos, küreselleşme sürecinin önemli bir Başkenti durumuna gelmiştir. İş dünyasının önde gelen simaları, politikacılar, akademisyenler ve gazetecilerden oluşan iki bini aşkın bir “elitler” grubu her yıl Ocak ayında bu kentte bir araya gelerek, Dünya Ekonomik Forumunun(DEF) yıllık toplantılarını yapmaktadırlar. Bu süreçlerde yapılan çeşitli resmi ve gayrı resmi toplantılar sırasında uluslar arası ticaret, finansal ilişkiler ve çevre benzeri önemli konulara ilişkin önemli kararların hazırlığı, içi boşaltılmış anlamda “tek bir Dünya Hükümeti” üzerine çalışmalar, daha önceki yıllarda imzalanmış GATT, Uruguay Roundu, NAFTA v.b anlaşmaların kapsamlarının genişletilmesini öngören görüşmeler ve fikir alış verişleri yapılmaktadır. Bu yıl yapılacak 2000 yılı toplantısında “Yeni finansal mimarinin oluşturulması”, “Millenium Round’da yaşanan sıkıntıların aşılması”, “Yeryüzünün kaldırabileceği insan sayısı”, “Daha nelerin özelleştirilebileceği” ve “Evrenin kaderi” gibi konular ele alınacaktır. Diğer yandan, bir toplantının yapılış biçimi ve gündemi birbiri ile uyumlu olmak zorundadır. DEF katılımcıları, ulusal ve uluslar arası düzeyde yeni bir Hükümet paradigması oluşturulması konusunda mutabık kalmışlardır. Peki, DEF’in kendine has bugün yürürlükte olan Yönetim paradigması nedir? Bugüne kadar yapılan DEF toplantıları, eleştirel yaklaşımları olan medya mensuplarına ve sosyal hareketlere kapalı tutulmuştur. Standart halk kesimlerinin Davos toplantılarında sesini duyurma şansı bile bulunmamaktadır. Oysa bu gerçeklikler, Davos sözcülerinin “saygınlık, şeffaflık ve etkinlik” ilkeleri ile taban tabana çelişmektedir. Benimsenen yaklaşımlar tıpkı NAFTA, Uruguay Round süreçlerinde somut olarak izlendiği gibi, sorunlara çözüm üretecek yerde sosyal dışlanma, ekonomik marjinalizasyon, finans krizleri ve ekolojik yıkımlarla problemleri akut, çözümsüz bir çıkmaza sürüklemektedir.

Oysa gerek MAI anlaşması ve gerekse Millennium Roundun sonuçlandırılamaması açıkça göstermiştir ki bundan sonra toplumların çıkarlarını doğrudan zedeleyen kararlar şimdiye kadar olduğu gibi kolayca alınamayacaktır. Bu bağlamda Dünya Ekonomik Forumunun önünde iki seçenek bulunmaktadır:

1) Eğer DEF’in önemli toplumsal meseleleri tartıştığı bir Forum olması hedefleniyorsa, öncelikle Forumun ilkeleri, kuralları, işleyişi ve gündemi radikal bir şekilde değiştirilmek zorundadır. Halbuki DEF’i oluşturan kurum ve kuruluşlara bakıldığında iki bin kadar en büyük ulus ötesi şirket temsilcisi ile bu şirketlerin sözcülüğünü yapan hükümet temsilcileri görülmektedir.

2) Eğer DEF’in dünyadaki birkaç yüz tane ulus ötesi şirketin emir ve talimatları doğrultusunda (şimdiye kadar olduğu gibi) çalışmaya devam etmesi düşünülüyorsa, gündemini sadece şirketlerin gündemleri ile sınırlı tutmalı ve küreselleşmeye ilişkin toplumsal kaygılarla da ilgileniyormuş gibi bir görüntü vermemelidir. Ancak bu ikinci seçeneğin tercih edilmesi durumunda dünya toplumlarının şiddetle muhalefet etmeye devam edecekleri de unutulmamalıdır.

Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti 57. Hükümetinin Davos toplantılarına adeta ülke halkını ve topraklarını pazarlamak ister gibi bir görüntü vererek katılmasını büyük bir utançla izliyor, kendilerine Filipin Hükümetince ABD’de yayınlanan FORTUNE dergisine verilen bir ilanı hatırlatmak istiyoruz: “Sizin gibi Şirketleri çekebilmek için... dağlarımızı düzledik, ormanlarımızı traşladık, nehirlerimizin yolunu değiştirdik, şehirlerimizi kaydırdık... tüm bunlar sizin için, şirketleriniz için, burada Filipinler’de daha kolay iş yapabilmeniz için”

Bugünden itibaren, Demokratik Kitle Örgütleri ile toplumsal muhalefet hareketlerinin temsilcileri de Davos toplantılarına katılacak ve DEF tartışmalarına yön verecektir. Forumun tarafımızca belirlenen yeni ilkeleri benimsemesi ve küreselleşme sürecinin bedel ödeyenleri konumunda olan halkların Forumda aktif rol üstlenebilmeleri için baskı yapacağımızı, dünya halklarının gözünün ve kulağının Davos’ta olacağını duyururuz.

Türkiye MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

 

İLETİŞİM:

Birleşik Metal-İş Sendikası

Tel: (216) 380 85 90
Fax: (216) 373 65 02
e-mail: birmet@ibm.net

Enerji Yapı Yol Sen. İst. Şubesi

Tel: (212) 212 04 25
Fax: (212)213 64 83

e-mail: eyysen@hitit.ato.org.tr

maigrup.cjb.net

e-mail: sykimdaksi@superonline.com
e-mail: turkiye-antimai@egroups.com

Ana Sayfaya Dönüş


Bu sayfalar Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından hazırlanmıştır.